Aldatma (zina) nedeniyle boşanma davası açma hakkı, 6 aylık ve 5 yıllık hak düşürücü sürelere tabidir. Bu süreler geçtikten sonra öğrenilen bir zina vakıası, 'haysiyetsiz yaşam sürme' (TMK m.163) sebebine dayalı bir boşanma davasına konu edilebilir mi?
Bu durum, olayın niteliğine göre değişir. 'Haysiyetsiz yaşam sürme', tek bir eylemden ziyade, toplumun genel ahlak anlayışına aykırı, süreklilik arz eden bir yaşam tarzını ifade eder. Eğer zina eylemi, tek seferlik bir olay ise ve hak düşürücü süreler geçmişse, bu durum tek başına haysiyetsiz yaşam sürme olarak nitelendirilemez. Ancak, metinde de örnekleri verilen, eşin başka bir kadınla sürekli olarak karı-koca hayatı yaşaması, bu ilişkiden çocuk sahibi olması gibi durumlar, hem zina hem de 'haysiyetsiz yaşam sürme' olarak kabul edilebilir. Zina için hak düşürücü süre geçmiş olsa bile, bu eylemlerin devamlılık arz etmesi ve toplum nazarında kişinin onurunu zedeleyici bir yaşam tarzı oluşturması nedeniyle, TMK m.163'e dayalı olarak 'haysiyetsiz yaşam sürme' sebebine dayanılarak boşanma davası açılması mümkündür. Burada dava, tek bir zina eylemine değil, bu eylemin yarattığı onur kırıcı ve süreklilik arz eden yaşam tarzına dayanmaktadır.