HMK m.221/2 uyarınca mahkemenin, belgeyi ibraz etmeyen üçüncü kişiyi 'tanık olarak dinleyebilmesi' ne anlama gelmektedir? Bu tanıklığın konusu ne olacaktır?
Bu hüküm, mahkemenin, üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmeme gerekçesinin doğruluğunu denetlemek için başvurduğu bir yoldur. Üçüncü kişi, belgenin kendisinde olmadığını, kaybolduğunu veya başka bir haklı nedeni olduğunu iddia ettiğinde, mahkeme bu beyanın samimiyetini ve doğruluğunu test etmek amacıyla o kişiyi 'tanık' sıfatıyla dinleyebilir. Bu tanıklığın konusu, davanın esası değil, doğrudan doğruya 'belgenin akıbeti'dir. Yani tanığa, 'Bu belge gerçekten elinizde değil mi?', 'Nereye kayboldu?', 'En son nerede ve kimde gördünüz?', 'Bulmak için ne gibi bir çaba gösterdiniz?' gibi sorular yöneltilir. Mahkeme, bu tanıklık sonucunda kişinin yalan söylediğine kanaat getirirse, yalan tanıklık suçundan (TCK m.272) hakkında suç duyurusunda bulunabilir ve HMK'daki tanıklığa ilişkin diğer yaptırımları (disiplin para cezası vb.) uygulayabilir.