Bir boşanma davasında, hem davacı koca hem de davalı kadın karşılıklı olarak boşanma davası açmıştır. Mahkeme, kocanın davasını kabul ederek boşanmaya karar vermiş, ancak kadının karşı davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmamıştır. Bu durum HMK açısından ne tür bir hatadır ve Yargıtay bu durumda nasıl bir karar verir?
Bu durum, HMK m. 297'de düzenlenen 'hükmün kapsamı'na aykırılık teşkil eden önemli bir usul hatasıdır. HMK m.297/1-c, mahkemenin 'tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebepleri' kararında göstermesi gerektiğini belirtir. En önemlisi, m.297/2 uyarınca mahkeme, 'taleplerden her biri hakkında' bir hüküm kurmak zorundadır. Karşı dava da bağımsız bir taleptir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/8902 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, davalar birleştirilse bile her dava bağımsızlığını korur ve her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Kadının karşı davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması, hükmün eksik olduğu anlamına gelir ve bu durum tek başına bir bozma sebebidir. Yargıtay, hükmü bu usuli eksiklik nedeniyle bozar.