Boşanma davası açıldıktan sonra, davalı erkeğin başka bir kadınla yaşamaya başladığı ve sadakatsiz olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, devam eden boşanma davasında kusur belirlemesinde dikkate alınabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/6785 ve 2016/12575 sayılı kararları arasındaki görünürdeki çelişkiyi nasıl açıklarsınız?
Bu iki karar arasında ilk bakışta bir çelişki varmış gibi görünse de, temel fark davanın seyrinden kaynaklanmaktadır. Kural olarak, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir ve dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar, o davada kusur olarak yüklenemez (Y2HD-K.2016/12575). Ancak, bu yeni olaylar, yeni bir boşanma davasının konusu olabilir veya devam eden davada ıslah yoluyla veya yeni delil olarak (karşı tarafın kusurunu göstermek amacıyla) ileri sürülebilir. Y2HD-K.2017/6785 sayılı karardaki durum ise farklıdır: O davada, davacı boşanma davasından feragat etmiş, ancak davalı daha sonra sadakatsiz bir davranışta bulununca davacı yeniden dava açmıştır. Yargıtay bu durumda, erkeğin feragatten sonraki sadakatsizliğini kusur olarak değerlendirmiştir. Dolayısıyla, ilk karar genel kuralı (dava tarihinden sonraki olayın kusur sayılmayacağı), ikinci karar ise feragat sonrası yeni bir durumun ortaya çıkmasını ele almaktadır. Özetle, dava tarihinden sonraki sadakatsizlik, mevcut davada doğrudan kusur olarak yüklenemez ama yeni bir vakıa olarak yargılamaya dahil edilebilir ve sonuçta kusur değerlendirmesini etkileyebilir.