Bir trafik kazası sonucu bir gözünü kaybeden davacı, manevi tazminat talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin verdiği tazminat miktarını uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, bu kararı HMK m.371 ve m.373 uyarınca nasıl bir işleme tabi tutabilir? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/2476 E. sayılı kararı bu konuda neyi göstermektedir?
Yargıtay, manevi tazminat miktarının 'adalete uygun' olup olmadığını denetleyebilir. Eğer Yargıtay, takdir edilen miktarın, olayın oluş şekli, maluliyet derecesi ve hakkaniyet ilkeleri göz önüne alındığında çok az veya çok fahiş olduğuna kanaat getirirse, bu durumu 'hukukun yanlış uygulanması' (HMK m.371/1-a) kapsamında bir bozma sebebi olarak kabul edebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/2476 E. sayılı kararında da tam olarak bu yapılmıştır. Yargıtay, hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna karar vererek, HMK m.373/1 gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararını 'kaldırmış' ve HMK m.371 uyarınca da İlk Derece Mahkemesi kararını 'bozmuştur'. Bu, Yargıtay'ın istinaf sonrası dönemde dahi, takdir hakkının kullanımında bariz bir orantısızlık veya hukuka aykırılık gördüğünde, miktar meselesine müdahale edebileceğini göstermektedir. Dosya, daha yüksek bir tazminata hükmedilmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilecektir.