Bir davada davalı, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Ancak davacı, yargılama sırasında davasını ıslah ederek talep miktarını artırmıştır. Davalının, ıslahla artırılan bu kısım için zamanaşımı def'inde bulunması mümkün müdür? HMK dönemindeki uygulamayı Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/8877 E. sayılı kararı doğrultusunda açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36632

Evet, mümkündür. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/8877 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonraki uygulamada, ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunulabilir. Kural olarak zamanaşımı def'i, cevap dilekçesiyle ileri sürülmelidir. Ancak ıslah, yeni bir iddia ve talep ortaya çıkardığı için karşı tarafa yeni bir savunma hakkı doğurur. HMK m.317/2 ve m.319'daki düzenlemeler uyarınca, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine, davalı 'iki haftalık' cevap süresi içinde ıslahla artırılan kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunabilir. Bu süre içinde yapılmayan zamanaşımı def'i, davacının açık muvafakati olmadıkça dikkate alınmaz. Dolayısıyla, davalı süresi içinde sadece ıslahla artırılan miktar için zamanaşımı savunması yapabilir; dava dilekçesindeki ilk talep için bu hakkını kaybetmiştir.