Bir ceza davasında hüküm, Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştur. Yerel mahkeme, bozma kararına direnmeye karar vermiştir. Ancak bu direnme kararını, sanık ve müdafiini duruşmadan haberdar etmeksizin, dosya üzerinden vermiştir. Bu usuli işlem hukuka uygun mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/6-214 E. sayılı kararında bu konuda ne belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36623

Bu usuli işlem hukuka aykırı olup, savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/6-214 E. sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, 1412 sayılı CMUK'un halen yürürlükte olan 326. maddesi gereğince, 'Yargıtay'dan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.' Bu hüküm, sanık lehine olan bozmalarda dahi uygulanması gereken emredici bir kuraldır. Yerel mahkeme, bozma ilamından sonra yeniden bir duruşma açmalı, sanık ve müdafiini usulüne uygun olarak duruşmaya davet ederek bozmaya karşı beyanlarını almalıdır. Bu usuli gereklilik yerine getirilmeden, sanık ve müdafiinin yokluğunda dosya üzerinden direnme kararı verilmesi, savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder. Bu durum, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından öncelikli bir usul hatası olarak kabul edilmekte ve direnme hükmünün başka bir inceleme yapılmaksızın bozulmasına neden olmaktadır.