Boşanma davasında, bir eşin zina eylemi ile diğer eşin şiddet uygulaması, kusur tespiti açısından nasıl bir denge oluşturur? Bu durumda tarafların tazminat talepleri hakkında nasıl bir karar verilmelidir?
Metinde yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/4021 K. sayılı kararına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda bir eşin zina eylemi ile diğer eşin şiddet uygulaması, kusur derecesi bakımından 'eşit' kabul edilmelidir. Zina, sadakat yükümlülüğünün en ağır ihlaliyken; fiziksel şiddet de kişilik haklarına ve vücut bütünlüğüne yönelik en ağır saldırılardan biridir. Yargıtay, bu iki ağır kusurlu davranışın birbirini dengelediği ve tarafların 'eşit kusurlu' oldukları sonucuna varmaktadır. Bu kusur tespitinin tazminat taleplerine etkisi şudur: TMK m.174'e göre maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için, talep eden tarafın daha az kusurlu veya kusursuz olması gerekir. Eşit kusur durumunda, hiçbir eş diğerinden daha az kusurlu olmadığından, her iki tarafın da birbirine karşı yönelttiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerekir.