HMK m. 46'da sayılan, hakimlerin hukuki sorumluluğuna yol açan sebeplerin 'sınırlı ve sayılı' (numerus clausus) olmasının, bu tür tazminat davaları açısından pratik sonucu nedir?
Hakimlerin hukuki sorumluluğuna yol açan sebeplerin HMK m. 46'da 'sınırlı ve sayılı' olarak düzenlenmesi, bu tür bir tazminat davasının ancak ve ancak kanunda sayılan bu sebeplerden birine dayanılarak açılabileceği anlamına gelir. Davacı, kanunda belirtilmeyen başka bir nedene dayanarak (örneğin hakimin delilleri yanlış takdir ettiği, hukuku yanlış yorumladığı gibi genel iddialarla) Devlete karşı sorumluluk davası açamaz. Metindeki Yargıtay kararlarında (örn: YHGK E. 2014/4-1055, E. 2013/4-1247) da vurgulandığı üzere, bu nedenler 'örnek niteliğinde olmayıp; sınırlı ve sayılı durumları ifade etmektedir'. Bu durum, yargı bağımsızlığını korumak ve hakimlerin her kararlarından dolayı dava tehdidi altında kalmalarını önlemek amacıyla getirilmiş bir güvencedir. Davacı, davasını HMK m. 46'daki (kayırma, düşmanlık, menfaat sağlama, kanuna açıkça aykırılık vb.) sınırlı sebeplerden birine dayandırmak ve bunu ispatlamak zorundadır. Aksi halde, dava şartları oluşmadığından dava reddedilir.