Metinde 'canlı yayın yaşamlar' ve 'seyyar kameralar' olarak nitelendirilen cep telefonları ile yapılan kayıtların hukuki rejimi hakkında yazarın vardığı sonuç nedir? Bu tür kayıtların hukuka uygunluğu hangi temel kurala bağlanmıştır?
Yazar, günümüzde asıl ve en yaygın izleme ve kayıt cihazlarının sabit güvenlik kameralarından ziyade, herkesin elinde bulunan cep telefonları olduğunu belirterek, bu durumu 'canlı yayın yaşamlar' olarak nitelendirmektedir. Yazar, cep telefonları ile yapılan ses ve görüntü kayıtlarının da, makalede güvenlik kameraları için ortaya konulan hukuki ilkelere tabi olması gerektiği sonucuna varmaktadır. Vardığı temel kural şudur: 'Bireyin kendisine veya bir başkasına yönelik işlenen suçun başka türlü tespitinin ve kanıtlanmasının mümkün olamayacağı vaziyet dışında, hiç kimsenin sesi ve görüntüsü, izni olmaksızın cep telefonu ile takip edilemez, kayıt altına alınamaz ve başkaları ile paylaşılamaz.' Bu kural, cep telefonuyla yapılan kayıtların hukuka uygunluğunun temel şartını, kişinin meşru müdafaa veya zorunluluk hali gibi bir hukuka uygunluk nedeni çerçevesinde, kendisine veya bir başkasına karşı işlenen bir suçu başka türlü ispatlama imkanının bulunmadığı istisnai durumlarla sınırlamaktadır. Bu istisna dışında, izinsiz yapılan her türlü kayıt hukuka aykırı olacak ve TCK'daki ilgili suçları (m.133, m.134) oluşturacaktır.