Aldatılan eş, kendisini aldatan eşiyle birlikte olan üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açabilir mi? Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun (YİBGK-K.2018/7) bu konudaki kararının temel gerekçesini ve getirdiği istisnayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36570

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2018/7 K. sayılı kararına göre, kural olarak aldatılan eş, sadece aldatma eylemine katıldığı için üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açamaz. Kararın temel gerekçesi şudur: Sadakat yükümlülüğü, evlilik sözleşmesinin tarafı olan eşler arasında mevcut bir yükümlülüktür. Üçüncü kişinin bu sözleşmesel yükümlülüğe aykırı davranışı, aldatılan eşin kişilik haklarına doğrudan yönelmiş bir haksız fiil olarak nitelendirilemez. Ancak, metinde de belirtilen YİBGK kararının getirdiği önemli bir istisna vardır: Eğer üçüncü kişinin eylemi, salt aldatmaya iştirak etmenin ötesine geçerek, aldatılan eşin kişilik haklarına doğrudan ve özel bir saldırı niteliği taşıyorsa, bu durumda tazminat talep edilebilir. Örneğin, üçüncü kişinin aldatılan eşin konutuna girmesi (konut dokunulmazlığının ihlali), özel bilgilerini ifşa etmesi, hakaret veya tehdit etmesi gibi durumlarda, bu eylemler bağımsız birer haksız fiil teşkil ettiğinden manevi tazminat sorumluluğu doğar.