Kolluk görevlileri, bir şüphelinin konutunda arama yapmak üzere hakimden usulüne uygun bir arama kararı almıştır. Ancak aramayı, Cumhuriyet savcısı veya CMK m.119/4'te öngörülen ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi (hazırun) hazır olmaksızın gerçekleştirmişlerdir. Bu arama sonucunda elde edilen delillerin hukuki niteliği nedir? Anayasa Mahkemesi'nin 2014 tarihli Yaşar Yılmaz kararı sonrasındaki Yargıtay uygulamasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36564

Bu arama hukuka aykırıdır ve sonuçta elde edilen deliller 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir; yargılamada hükme esas alınamazlar. Metinde detaylıca açıklandığı gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu önceleri (örn: 26.06.2007 tarihli karar) bu durumu basit bir şekil eksikliği olarak görüp delillerin geçerliliğini kabul ederken, Anayasa Mahkemesi'nin 19.11.2014 tarihli Yaşar Yılmaz (2013/6183 B.N.) kararından sonra bu içtihadını değiştirmiştir. AYM, hazırun bulundurulmamasını adil yargılanma hakkının (Anayasa m.36) ihlali olarak nitelendirmiştir. Bu kararın ardından Yargıtay Ceza Genel Kurulu da (örn: 28.04.2015 tarihli, 2013/9-464 E. sayılı karar) CMK m.119/4 hükmünün, aramanın güvenilirliğini ve denetimini sağlayan, temel hak ve hürriyetleri güvence altına alan emredici bir kural olduğunu kabul etmiştir. Bu kuralın ihlali, arama işlemini ve dolayısıyla bu işlemle elde edilen delilleri hukuka aykırı hale getirir. Bu deliller, Anayasa m.38/6 ve CMK m.206/2-a uyarınca 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi gereği hükme esas alınamaz.