Suçun alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir davada, sanığa CMK m.150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanmıştır. Ancak hükmün tefhim edildiği son oturumda müdafi mazeretsiz olarak hazır bulunmamıştır. Mahkeme, müdafiin yokluğunda hükmü açıklamıştır. Bu kararın hukuki geçerliliğini CMK m.151 ve m.188 çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36557

Bu karar hukuka aykırıdır ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle mutlak bir bozma sebebidir. CMK m.150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafi bulunmasını zorunlu kılar. CMK m.188/1 ise duruşmada sanıkla birlikte müdafiinin de hazır bulunmasının zorunlu olduğunu belirtir. Görevlendirilen müdafiin duruşmada hazır bulunmaması halinde yapılması gereken işlem CMK m.151/1'de düzenlenmiştir: 'hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar.' Bu hüküm emredicidir. Mahkemenin, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmeyen müdafiin yerine derhal yeni bir müdafi görevlendirilmesini sağlamadan veya duruşmayı ertelemeden, onun yokluğunda yargılamaya devam edip hüküm kurması, CMK m.289/1-e'de düzenlenen 'duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gerekenlerin yokluğunda duruşma yapılması' şeklindeki mutlak hukuka aykırılık halini oluşturur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/10294 E. ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2016/3094 E. sayılı kararları da bu yöndedir.