CMK m. 135/1'de geçen 'başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması' koşulu ile CMK m. 139 (gizli soruşturmacı görevlendirilmesi) m. 1/c'deki 'başka suretle delil elde edilememesi hâlinde' koşulu arasında bir öncelik-sonralık ilişkisi veya uygulama farklılığı var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36533

Her iki tedbir de 'ultima ratio' (son çare) niteliğindedir ve başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması ortak koşuldur. Ancak, aralarında nitelik ve ağırlık farkı vardır. İletişimin denetlenmesi (CMK m. 135) genel bir koruma tedbiri iken, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi (CMK m. 139) çok daha müdahaleci ve istisnai bir tedbirdir. Genellikle, soruşturma makamları daha az müdahaleci olan CMK m. 135 gibi tedbirleri denedikten ve sonuç alamadıktan sonra, eğer şartları varsa CMK m. 139'a başvurmayı değerlendirirler. Yargıtay 18. CD, 2015/4468 K. sayılı kararındaki karşı oyda, bu tedbirler arasında öncelik-sonralık ilişkisi olduğu, CMK m. 135'in öncelik aldığı, sonuç alınamaması halinde CMK m. 140 (teknik izleme) ve ancak örgüt mevcudiyeti halinde CMK m. 139'a başvurulabileceği, her üç tedbire aynı anda karar verilemeyeceği belirtilmiştir. Çoğunluk görüşü ise somut olayda farklı bir değerlendirme yapmıştır. Ancak genel prensip, daha hafif tedbirlerin öncelikle tüketilmesi yönündedir.