CMK m. 135/1'deki 'Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir.' hükmündeki 'derhâl' ve 'en geç yirmi dört saat' sürelerinin aşılması durumunda, Cumhuriyet savcısının verdiği iletişimin denetlenmesi kararının ve bu yolla elde edilen delillerin hukuki durumu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36530

CMK m. 135/1'deki bu süreler, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalenin keyfiliğini önlemek ve hâkim denetimini hızlıca sağlamak için konulmuş güvence süreleridir. 'Derhâl' ibaresi, gecikmeksizin, mümkün olan en kısa sürede anlamına gelir. Hâkimin onay için kendisine sunulan kararı 'en geç yirmi dört saat içinde' vermesi de zorunludur. Eğer Cumhuriyet savcısı kararını 'derhâl' hâkim onayına sunmazsa veya hâkim bu 24 saatlik süre içinde bir karar vermezse (veya onaylamazsa), 'Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.' hükmü devreye girer. Bu sürelerin aşılması, kararı ve bu karara dayanılarak yapılan işlemleri (özellikle süre aşıldıktan sonraki işlemleri) hukuka aykırı hale getirir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller ise CMK m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamaz. Yargıtay kararları, bu tür sürelere uyulmamasını genellikle temel bir hak ihlali ve delillerin kullanılamaması sonucu doğuran bir durum olarak değerlendirir.