Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/47 sayılı kararında, 5271 sayılı CMK m. 175'in getirdiği 'iddianamenin kabulü' kurumu, 1412 sayılı CMUK dönemine göre kamu davasının açılma anını nasıl değiştirmiştir ve bu değişikliğin 'hukuki kesinti'ye etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36529

1412 sayılı CMUK döneminde iddianamenin mahkemeye sunulmasıyla kamu davası açılmış sayılıyordu. 5271 sayılı CMK m. 175/1 ise kamu davasının 'iddianamenin kabulüyle' açılacağını ve kovuşturma evresinin bu kabulle başlayacağını hükme bağlamıştır. YCGK 2015/47 sayılı kararında, TCK m. 43 (zincirleme suç) bağlamında 'hukuki kesinti'nin, mahkeme tarafından kabul edilen iddianamenin *düzenlendiği tarih* itibarıyla oluşacağı belirtilmiştir. Yani, kamu davası resmen 'kabul' ile açılsa da, zincirleme suç açısından kesintinin daha önceki bir aşama olan 'iddianamenin düzenlenme tarihi' (kabul edilmek kaydıyla) esas alınabileceği Yargıtay tarafından yorumlanmıştır. Bu durum, Yargıtay'ın CMK m. 175'in lafzı ile TCK m. 43'ün amacı arasında bir denge kurma çabasını yansıtır. Ancak, davanın hukuken açıldığı an, CMK m. 175/1'e göre kesin olarak iddianamenin kabul edildiği andır.