CMK m. 175/2 uyarınca 'duruşmada hazır bulunması gereken kişilerin çağrılması' ile CMK m. 195 (sanık gelmese de duruşma yapılabilmesi) arasında nasıl bir denge kurulmuştur? Yargıtay 19. CD, 2017/5051 K. bu dengeye ilişkin hangi usuli şartı vurgulamaktadır?
CMK m. 175/2 genel kural olarak duruşmada hazır bulunması gerekenlerin çağrılmasını öngörürken, CMK m. 195 bu kurala bir istisna getirir. CMK m. 195'e göre, eğer suç sadece adli para cezasını veya müsadereyi gerektiriyorsa, sanık duruşmaya gelmese bile yargılama yapılabilir. Ancak Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/5051 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, bu istisnanın uygulanabilmesi için çok önemli bir usuli şart vardır: Sanığa gönderilecek davetiyede, 'gelmese de duruşmanın yapılacağı' hususunun açıkça yazılması gerekir. Bu şerh olmadan sanığın yokluğunda duruşma yapılıp hüküm kurulması, CMK m. 195'e ve dolayısıyla adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder. Bu, sanığın yokluğunda yargılanma olasılığından haberdar edilerek savunma hakkını kullanıp kullanmama konusunda bilinçli bir tercih yapmasını sağlamaya yöneliktir.