CMK m. 175/1'in 'iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur' hükmü ile 765 sayılı CMUK dönemindeki uygulama arasında temel fark nedir ve bu farkın 'hukuki kesinti' gibi kavramlar açısından önemi ne olmuştur?
765 sayılı CMUK döneminde, iddianamenin mahkemeye verilmesiyle kamu davası açılmış sayılıyordu; 'iddianamenin kabulü' gibi bir ara kurum yoktu. 5271 sayılı CMK ise m. 175/1 ile kamu davasının açılmasını ve kovuşturma evresinin başlamasını 'iddianamenin kabulü' şartına bağlamıştır. Bu temel fark, özellikle zamanaşımı, hukuki kesinti ve zincirleme suç gibi kavramların uygulanmasında önemlidir. Örneğin, YCGK'nın 2015/47 sayılı kararında, TCK m. 43 (zincirleme suç) bağlamında 'hukuki kesinti'nin, mahkemece kabul edilen iddianamenin *düzenlendiği tarih* itibarıyla oluşacağı kabul edilmiştir. Ancak davanın açılması anı CMK m. 175/1'e göre kabul anıdır. Bu durum, hangi tarihin hangi hukuki sonuç için esas alınacağı konusunda Yargıtay içtihatlarının önemini ortaya koymaktadır.