CMK Madde 135/1'deki 'somut delillere dayanan kuvvetli şüphe' ve 'başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' koşulları, Yargıtay 16. CD, 2017/5338 K. kararında nasıl bir denge unsuru olarak değerlendirilmiştir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, CMK m. 135'in kişinin mahremiyet hakkı ile kamunun suçların önlenmesi ve aydınlatılması ihtiyacı arasında bir denge kurmayı amaçladığı belirtilmiştir. Kanun koyucunun bu dengeyi üç araçla çözmeyi hedeflediği ifade edilir: 1) Karar verecek merciin sınırlandırılması, 2) Karar verilmesinin olaya özgü koşulları (mevcut şüphe, delil ve delil elde etme durumu), 3) Kararın verilebileceği suçların (katalog suçlar) sınırlandırılması. 'Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe' ve 'başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' (ultima ratio) bu olaya özgü sübjektif koşullardır. Hâkimin bu koşulları dikkatle incelemesi, somut olay, bilgi ve belgeleri soruşturma makamından talep etmesi, kanunun amaçladığı dengeyi sağlamak için zorunludur. Aksi halde bu ön koşullar ölü bir düzenleme haline gelir.