Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/1741 K. sayılı kararında, cezaevindeki hükümlünün telefon görüşmesi sırasında infaz koruma memuruna hakaret etmesi ve bu görüşmenin 5275 sayılı Kanun m. 66 uyarınca dinlenip kaydedilmesi sonucu elde edilen delilin hakaret suçunda kullanılıp kullanılamayacağına dair karşı oyda hangi gerekçeler ileri sürülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36481

Karşı oyda, 5275 sayılı Kanun m. 66 uyarınca yapılan telefon dinlemesinin 'idari nitelikte' bir dinleme olduğu belirtilmiştir. Ceza muhakemesinde delillerin CMK hükümlerine göre toplanması gerektiği, CMK m. 135'in iletişimin denetlenmesini katalog suçlarla sınırladığı ve hakaret suçunun bu katalogda yer almadığı vurgulanmıştır. İdari tedbir niteliğindeki bir dinleme sonucu elde edilen kaydın, CMK m. 135'teki şartları taşımayan bir suç (hakaret) için delil olarak kullanılmasının CMK m. 217/2 (hukuka aykırı delil) ve CMK m. 206/2-a (delilin reddi) hükümlerine aykırı olacağı savunulmuştur. Hukuka aykırı delilin mutlak değerlendirme yasağına tabi olduğu, bu nedenle sanığın beraat etmesi gerektiği ifade edilmiştir.