CMK m. 135/3'e göre şüpheli/sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle (örneğin avukatıyla) iletişimi kayda alınamaz. Peki, bu kişilerin (örneğin avukatın) kendisi de aynı suça iştirak ediyorsa ve haklarında ayrıca CMK m. 135 kararı varsa, bu durum CMK m. 136 (Müdafi bürosunda arama ve elkoyma) ile birlikte nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36476

CMK m. 135/3, tanıklıktan çekinebilecek kişilerle iletişimin kayda alınamayacağını belirtir. CMK m. 136 ise müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında CMK m. 135 hükmünün uygulanamayacağını düzenler. Ancak Yargıtay 16. CD, 2017/5338 K. kararındaki tartışmalara göre, eğer müdafiin kendisi suçu bizzat işlediği veya bu suça iştirak ettiği şüphesi altındaysa ve kendisi hakkında da CMK m. 135 (veya duruma göre diğer tedbirler) kapsamında ayrı bir karar alınmışsa, bu durumda CMK m. 135/3 ve CMK m. 136'daki engellerin ortadan kalkabileceği, yani iletişimin denetlenebileceği ve delil elde edilebileceği kabul edilmektedir. Burada müdafi artık sadece savunman değil, aynı zamanda şüpheli/sanık konumundadır.