Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 29.03.2017 tarihli 2015/7921 E., 2017/3449 K. sayılı kararında, cezaevinde hükümlü veya tutukluların telefon görüşmelerinin dinlenmesi sonucu elde edilen delillerin ceza muhakemesinde kullanılabilirliği hakkında ortaya çıkan temel hukuki tartışma nedir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu kararına ilişkin karşı oy yazısında, cezaevinde hükümlülerin yaptığı telefon görüşmelerinin dinlenmesinin 5275 sayılı Yasanın 66. maddesi kapsamında idari nitelikte bir dinleme olduğu belirtilmiştir. Temel hukuki tartışma, idari nitelikteki bir dinleme sonucu elde edilen delilin, CMK 135. maddesindeki katalog suçlar kapsamında yer almayan bir suç (somut olayda hakaret) için ceza muhakemesinde delil olarak kullanılıp kullanılamayacağıdır. Karşı oy, CMK 217/2 maddesi ve Anayasa 38/6'nın benimsediği hukuka aykırı delil yasağı ilkesi gereği, hukuka uygun olmayan (katalog dışı suç için) elde edilen bu delillerin yargılamada hükme esas alınamayacağını savunmuştur. Bu, 'ne pahasına olursa olsun mutlak gerçeğe ulaşmak yerine, dürüst, temiz, adil bir yargılama ile usul hükümlerine uyularak maddi gerçeğe ulaşmak' ilkesinin bir yansımasıdır.