CMK 135. maddede telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi tedbirine başvurulabilmesi için 'kuvvetli şüphe sebepleri' ve 'başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması' koşullarının birlikte varlığının önemi nedir?
CMK 135/1. maddesindeki 'suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması' koşullarının birlikte varlığı hayati öneme sahiptir. 'Kuvvetli şüphe', basit şüphenin ötesinde, ancak tutuklama için aranan mutlak kesinliğin altında bir şüphe derecesidir. 'Başka suretle delil elde edilememesi' ise tedbirin 'ultima ratio' (son çare) niteliğinde olduğunu gösterir. Bu iki koşulun bir arada bulunması, bireylerin haberleşme hürriyeti ve özel hayatının gizliliği gibi temel haklarına müdahalenin meşruiyetini sağlar ve tedbirin keyfi uygulanmasını engeller. Bu koşullar, kararı veren merci tarafından titizlikle incelenmeli ve somut bilgi/belgelere dayanmalıdır, aksi takdirde hukuka aykırı delil elde edilmiş olur. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2016/2524 E., 2017/5338 K.)