Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.06.2017 tarihli 2017/608 E., 2017/338 K. sayılı kararında, Özel Daire'nin bozma kararından sonra yerel mahkemenin direnme hükmü kurarken sanığa 'son söz' hakkı tanımamasının hukuki sonucu nedir? CMK'nın hangi maddesi bu durumu düzenler?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.06.2017 tarihli kararında, CMK 216/3. maddesindeki 'hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir' düzenlemesinin emredici nitelikte olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada hazır bulunan sanığa son sözleri sorulmadan hükmün tesis ve tefhim edilmesi, CMK 216/3. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğundan, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu usule aykırılık, hükmün esasına geçilmeden önce bozma nedeni kabul edilmiştir. Bu kural, ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından biri olan savunma hakkıyla yakından ilgilidir ve 'kamu davasının kesintisizliği ve sürekliliği' ilkesinin doğal bir sonucudur.