Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/2524 E., 2017/5338 K. sayılı kararında, hukuka aykırı delillerin ceza muhakemesinde kullanılabilirliği konusunda doktrin ve Ceza Genel Kurulu'nun yaklaşımları nasıl özetlenmiştir? 'Hukuka aykırı' kavramının kapsamı nedir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bu kararına göre, CMK 217/2. maddesi 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir' diyerek hukuka uygun delil ilkesini benimsemiştir. Doktrinde ve Ceza Genel Kurulu'nun (örn. 10.12.2013 tarih, 2013/399 K.) kararlarında, 'hukuka aykırı' kavramının sadece işkence, narko analiz, baskı gibi temel hakları ihlal eden yöntemleri kapsadığı, ancak ihlal edilen kuralın bir hak ihlaline neden olmuyor ve yargılama faaliyetlerinin bütünü itibarıyla adil yargılanma ilkesi zedelenmiyorsa o delilin değerlendirilemeyeceğinden bahsedilemeyeceği görüşü de belirtilmiştir. Ancak, haberleşme hürriyeti gibi anayasal bir hakkın ihlali önemsiz kabul edilemez. CMK 135'teki katalog suçlar sistemi ve 138. maddedeki sınırlamalar, hukuka aykırı bir kararla elde edilmiş iletişim tespit tutanaklarının hükme esas alınamayacağını açıkça öngörmektedir; yani mutlak bir yasak vardır.