Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/5178 E., 2022/5204 K. sayılı kararında, örgüt suçu kapsamında alınan iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanaklarının zimmet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden 'hukuka aykırı delil' kapsamında değerlendirilmesi ve bu durumun ispat sorununa etkisi nasıl açıklanmıştır?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin bu kararına göre, örgüt suçu kapsamında CMK 135 ve 140. maddeleri uyarınca başvurulan koruma tedbirleri sonucunda elde edilen delillerin (iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanakları), örgüt suçundan beraat kararı verilmesi halinde, zimmet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden kullanılamayacağı belirtilmiştir. Bu delillerin, elde edildikleri tarihte yürürlükte bulunan kanunlara uygun olarak tespit edilmemesi (ilgili suçlar için katalog dışı olması) nedeniyle hukuka uygun delil olmadığından, ispat sorununun bu şekilde çözümlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Hukuka aykırı deliller dışlandığında, sanıkların mahkumiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatleri gerektiği sonucuna varılmıştır.