Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 31.05.2017 tarihli kararında 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararının sonlandırılması ve dava açılması sonrasında mahkemenin 'karar verilmesine yer olmadığına' hükmetmesi neden hatalı bulunmuştur? CMK'daki hüküm türleriyle ilişkisini açıklayınız.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 31.05.2017 tarihli kararında, TCK 191/4-a uyarınca denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlal edilmesi üzerine 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararının kaldırılması ve kamu davası açılması hukuka uygun bulunmuştur. Ancak mahkemenin, bu dava açıldıktan sonra CMK 175/1 gereği kovuşturma evresinin başlamasına rağmen 'karar verilmesine yer olmadığına' hükmetmesi hatalı kabul edilmiştir. Zira CMK 223/1, yargılamanın beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi gibi sınırlı sayılan hükümlerden biriyle veya 223/8'deki durma kararı ile sonlandırılması gerektiğini belirtir. 'Karar verilmesine yer olmadığına' hükmü, sanık hakkında erteleme süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranılmadığı gerekçesiyle kamu davası açıldığında verilebilecek bir hüküm türü değildir, kovuşturma aşamasında esas hakkında bir karar verilmelidir.