Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/2524 E., 2017/5338 K. sayılı kararında, iletişimin tespiti kararı verilebilmesi için aranan 'başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' koşulu nasıl yorumlanmıştır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bu kararına göre, CMK 135/1. maddesindeki 'başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' koşulu, iletişimin dinlenilmesi tedbirinin 'son çare' (ultima ratio) olduğunu ifade eder. Hakim, soruşturma makamından delil elde etme hususundaki hangi çabalarının sonuçsuz kaldığını talep etmek durumundadır. Örnek olarak, suç işlediği değerlendirilen kişinin güçlü konumu nedeniyle aleyhine tanıklık yapılmak istenmemesi, delilleri ortadan kaldırma hususunda tecrübeli olması, azmettiren konumunda bulunması nedeniyle aleyhinde fiziksel bir delil bulunmaması, suçun doğasının başka delil elde etme biçimlerine büyük ölçüde kapalı olması gibi yaşamsal veya hukuksal durumlar bu kapsamdadır. Subjektif koşulun her iki unsurunun da (kuvvetli şüphe ve başka yolla delil elde etme imkanı bulunmaması) mevcut olması kararın verilebilmesi için zorunludur.