CMK Madde 135(1)'deki 'somut delillere dayanan kuvvetli şüphe' ve 'başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' koşulları, iletişimin denetlenmesi kararının 'gerekçeli' olması (Anayasa m.141, CMK m.34) zorunluluğuyla nasıl birleşir?
Hâkim veya savcı, iletişimin denetlenmesine karar verirken, bu iki temel koşulun (somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka yolla delil elde edememe) somut olayda nasıl gerçekleştiğini kararının gerekçesinde açıkça ve somut olay ve delillere atıf yaparak göstermelidir. Sadece kanun maddesini tekrar eden veya soyut ifadeler içeren bir gerekçe yeterli değildir. Gerekçenin, bu ağır tedbire neden başvurulduğunu ve neden diğer yöntemlerin yetersiz kaldığını ikna edici bir şekilde ortaya koyması, kararın hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi için zorunludur.