CMK Madde 135(3)'teki 'tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimin kayda alınamaması' kuralı, bu kişilerin kendi rızalarıyla bu iletişimin kayda alınmasına veya delil olarak kullanılmasına muvafakat etmeleri durumunda geçerliliğini yitirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36109

CMK 135(3) mutlak bir yasaklama getirir ve 'kayda alınamaz' der. Kural olarak, bu yasak kişinin rızasıyla ortadan kalkmaz, çünkü burada korunan sadece bireyin özel hayatı değil, aynı zamanda adil yargılanma hakkının bir unsuru olan tanıklıktan çekinme hakkının etkin kullanımı ve bu hakka dayanan güven ilişkileridir (özellikle müdafi-müvekkil ilişkisi). Ancak, eğer tanıklıktan çekinebilecek kişi, kendisi mağdur konumundaysa ve bu iletişimi kendisine karşı işlenen bir suçun delili olarak (YCGK 2018/639'daki şartlarda) sunuyorsa durum farklı değerlendirilebilir. Fakat şüpheli/sanıkla yapılan ve normalde çekinme hakkı kapsamında olan bir iletişimin, çekinebilecek kişinin sonradan rıza göstermesiyle hukuka uygun hale gelmesi genel kabul görmez.