Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/3523 sayılı kararında, 'sanığa yapılan tebligatların yükümlülüklere uymamakta ısrar etme eylemini doğuracak nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle ihbar doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği' belirtilmiştir. Bu durum, CMK 175 sonrası mahkemenin delil değerlendirme yetkisiyle nasıl çelişmektedir?
İddianamenin kabulüyle (CMK 175) kovuşturma başlamıştır. Tebligatların niteliği, yükümlülüklere uymakta ısrar olup olmadığı gibi hususlar, delillerin duruşmada tartışılıp değerlendirilmesi (CMK 217) sonucunda varılacak bir kanaate göre belirlenir. Mahkeme, bu tür bir delil değerlendirmesini duruşma yapmadan ve esasa girmeden, 'karar verilmesine yer olmadığı' gibi CMK 223'te sayılmayan bir kararla yapamaz. Bu, mahkemenin delil takdiri yetkisini usulsüz kullanması ve yargılamayı erken sonlandırması anlamına gelir.