Bir gazeteci, bir siyasetçinin yolsuzluk yaptığını iddia eden bir haber yayınlamıştır. Soruşturma sonucunda iddianın asılsız olduğu anlaşılmıştır. Gazetecinin eylemi TCK m. 271 (suç uydurma) kapsamında değerlendirilebilir mi?
Bu eylem doğrudan suç uydurma suçunu oluşturmaz. Gazetecinin fiili, Anayasa ve Basın Kanunu ile korunan 'basın özgürlüğü' ve 'haber verme hakkı' kapsamında değerlendirilir. Eğer haber, görünürdeki gerçeğe uygun, kamu yararı taşıyan ve güncel bir konuda ise, asılsız çıksa bile suç oluşmaz. Ancak, gazeteci, haberin asılsız olduğunu bilerek, sırf zarar verme veya adli makamları yanıltma kastıyla hareket etmişse, eylemi iftira (TCK m. 267) veya diğer suçlar açısından değerlendirilebilir. Suç uydurma için ise ihbarın doğrudan yetkili adli makama yapılması gerekir, basında yayınlamak bu suçu oluşturmaz.