Suç uydurma suçunun (TCK m. 271) gerekçesinde, suçla 'adli makamları gereksiz olarak işgal etmek veya yanlış yollara yönlendirerek gereksiz yere uğraştırmak' fiillerinin cezalandırıldığı belirtilmektedir. Bu amaç, suçun unsurlarının yorumlanmasında nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35342

Suçun gerekçesinde belirtilen bu amaç (ratio legis), suçun unsurlarının yorumlanmasında bir rehber niteliğindedir. Bu amaç, kanunun lafzının ötesinde, hangi tür eylemlerin cezalandırılmak istendiğini gösterir. Örneğin: 1) 'Yetkili makam' unsurunun yorumunda, bu amacın gerçekleşebileceği, yani doğrudan soruşturma başlatma potansiyeli olan makamların (savcılık, kolluk) kastedildiği anlaşılır. 112 gibi bir öncü merkeze yapılan ihbarın bu suçu oluşturmaması, bu merkezin doğrudan adliyeyi işgal etmemesinden kaynaklanır (CGK 2018/434). 2) Gerçek bir suçun niteliğinin değiştirilerek ihbar edilmesinin (hırsızlığın yağma olarak bildirilmesi) suç sayılması, bu eylemin adli makamları 'yanlış yollara yönlendirerek gereksiz yere uğraştırması' sebebiyledir (CGK 2018/224). 3) Suçun oluşması için soruşturma başlamasının şart olmaması, ihbarın 'objektif olarak adliyeyi işgal etmeye elverişli' olmasının bu tehlikeyi yaratmak için yeterli görülmesindendir (Yargıtay 4. CD 2010/13050). Kısacası, bir eylemin TCK m. 271'i oluşturup oluşturmadığı değerlendirilirken, o eylemin bu gerekçede belirtilen sonucu doğurma potansiyeli taşıyıp taşımadığı göz önünde bulundurulur.