TCK m. 216/3'te düzenlenen 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama' suçunun oluşması için, eylemin 'kamu barışını bozmaya elverişli olması' şartı aranmaktadır. Bu 'elverişlilik' nasıl tespit edilir? Örneklerle açıklayınız.
Bu 'elverişlilik' şartı, eylemin objektif olarak toplumda bir huzursuzluk, gerginlik veya çatışma potansiyeli yaratma kapasitesine sahip olup olmadığının tespitiyle belirlenir. Bu, somut bir tehlike şartıdır. Mahkeme, sadece ifadenin aşağılayıcı olup olmadığına değil, aynı zamanda bu ifadenin toplumsal etkisine de bakmalıdır. Elverişliliğin tespitinde dikkate alınacak hususlar şunlar olabilir: 1) İfadenin söylendiği yer, zaman ve bağlam. 2) İfadenin yayılma hızı ve ulaştığı kitle (örneğin, sosyal medyada viral olması). 3) Toplumun o anki sosyal ve siyasi gerginlik düzeyi. 4) Aşağılanan dini değerin, o halk kesimi için taşıdığı merkezi önem. Örnek olarak, metinde de belirtildiği gibi, ifadenin ardından toplumun bir kesiminde protesto gösterilerinin yapılması, insanların infialle tepki göstermesi, yaygın bir huzursuzluk çıkma ihtimalinin somut olarak belirmesi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu gösterebilir.