CMK m. 135/8'de yer alan 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçu (TCK m. 220), iletişimin denetlenmesi tedbirinin uygulanmasında ne gibi bir 'genişletici etki' yaratmaktadır ve bu durumun temel hak ve özgürlükler açısından potansiyel sakıncası nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35308

TCK m. 220'nin katalog suçlar arasında yer alması, uygulamada iletişimin denetlenmesi tedbirinin kapsamını oldukça genişletmektedir. Çünkü, katalogda yer almayan birçok suçu (örneğin basit dolandırıcılık, basit hırsızlık vb.) işlemek amacıyla bir araya geldiği iddia edilen kişiler hakkında, önce TCK m. 220'den (örgüt kurma/üyeliği) soruşturma başlatılarak, bu suç gerekçe gösterilip iletişimin denetlenmesi kararı alınabilmektedir. Bu yolla, aslında doğrudan dinlenemeyecek suçlarla ilgili delil toplanmış olmaktadır. Temel hak ve özgürlükler açısından potansiyel sakıncası şudur: 'Suç örgütü' kavramının unsurlarının (hiyerarşi, devamlılık, üye sayısı vb.) belirsizliği ve geniş yorumlanmaya müsait olması, adli makamlara çok geniş bir takdir alanı bırakmaktadır. Bu durum, yeterli somut delil olmaksızın, soyut 'örgüt şüphesi' üzerinden kişilerin özel hayatına ve haberleşme hürriyetine 'keyfi' müdahalelerin kapısını aralayabilir. Bu yöntem, kanunun katalog suç sistematiğini dolanmak için bir 'torba madde' olarak kullanılma riski taşımaktadır.