TCK m. 216'da tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi durumunda ceza nasıl etkilenir? Bu durumda ifade ve basın özgürlüğü ile suçun unsurları arasındaki denge nasıl kurulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35239

TCK m. 218'e göre, TCK m. 216'da tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla (ve internet üzerinden) işlenmesi, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren bir nitelikli haldir. Ancak bu nitelikli halin uygulanabilmesi için öncelikle TCK m. 216'daki suçun temel unsurlarının oluşması gerekir. Bu noktada, Anayasa m. 26 (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti) ve 5187 sayılı Basın Kanunu m. 3 (basın özgürlüğü) ile korunan 'haber verme hakkı' ve 'eleştiri hakkı' devreye girer. Bir ifadenin TCK m. 216'yı oluşturabilmesi için haber verme ve eleştiri sınırlarını aşarak, aşağılama veya kin ve düşmanlığa tahrik etme kastıyla söylenmiş olması gerekir. Kamuoyunu ilgilendiren bir konuda, sert de olsa eleştirel bir dil kullanan, kaba veya rahatsız edici olabilecek ancak aşağılama kastı taşımayan bir yayın, ifade özgürlüğü kapsamında kalabilir ve suç oluşturmaz. Denge, ifadenin içeriği, amacı, söylendiği bağlam ve yarattığı etki dikkate alınarak kurulmalıdır.