CMK m. 262'nin gerekçesine göre, davaya katılanın yasal temsilcisinin kanun yollarına başvurma hakkı tanınırken, katılanın eşine bu hakkın tanınmamasının ardındaki hukuki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35205

Bu ayrımın ardındaki hukuki mantık, temsil yetkisinin kaynağı ve korunmak istenen menfaatin niteliğindedir. Katılanın 'yasal temsilcisi' (velisi veya vasisi), Medeni Kanun hükümleri uyarınca katılanın haklarını korumak ve onu temsil etmekle yasal olarak yükümlü olan kişidir. Bu nedenle, katılanın haklarını ilgilendiren bir ceza davasında onun adına kanun yoluna başvurması, bu yasal temsil görevinin doğal bir sonucudur. Katılanın 'eşi' ise, hukuken onun yasal temsilcisi değildir ve onun adına işlem yapma yetkisine sahip değildir. Kanun koyucu, kanun yollarına başvuru gibi önemli bir usuli hakkı, sadece davanın tarafı olan 'katılan'ın kendisine veya onu yasal olarak temsil etme yetkisine sahip olan 'yasal temsilcisi'ne tanımış, bu hakkı eş gibi üçüncü kişilere genişletmemiştir. Şüpheli/sanığın eşine tanınan hak ise, sanığın özgürlüğünün ve geleceğinin tehlikede olduğu istisnai bir duruma özgü, özel bir koruma mekanizmasıdır.