Suç uydurma suçu açısından, failin ilk ihbarından sonra aynı gün müşteki olarak alınan beyanında gerçeği söylemesi, suçun oluşumunu engeller mi, yoksa cezanın bireyselleştirilmesinde mi dikkate alınır? (YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas: 2008/15541 Karar: 2010/13050)
Failin sonradan gerçeği söylemesi, suçun oluşumunu engellemez. Suç uydurma suçu, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makama ihbar etmesiyle tamamlanan bir 'tehlike suçudur'. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, sanığın Cumhuriyet Başsavcılığı'na gerçeğe aykırı dilekçeyi vermesiyle suç zaten oluşmuştur. Sanığın aynı gün, müşteki sıfatıyla ifade verirken gerçeği açıklaması, tamamlanmış olan suçu ortadan kaldırmaz. Bu durum, failin suçtan sonraki davranışları olarak TCK m. 62 kapsamında bir 'takdiri indirim nedeni' olarak veya temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir ölçüt olarak değerlendirilebilir, ancak beraat kararı verilmesini gerektirmez.