CMK m. 262'nin gerekçesinde 'Davaya katılanın yasal temsilcisi de bu sıfatı süresince kanun yollarına başvurabilecektir. Ancak, katılanın eşine bu hak tanınmamıştır.' denilmektedir. Bu ayrımın sebebi ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35170

Bu ayrımın temel sebebi, kanun yoluna başvurma hakkının davanın tarafları ve onların hukuki menfaatleriyle doğrudan ilişkili olmasıdır. Şüpheli/sanık açısından yasal temsilci ve eş, onun hem kişisel hem de malvarlığı haklarını doğrudan etkileyen bir ceza tehdidi altında olması nedeniyle özel olarak korunmuş ve bağımsız başvuru hakkıyla donatılmıştır. Katılan ise, suçtan zarar gören olarak davaya dahil olan taraftır. Katılanın 'yasal temsilcisi' (örneğin, katılan kısıtlıysa vasisi veya küçükse velisi), katılanın haklarını korumakla yasal olarak yükümlü olduğu için başvuru hakkına sahiptir. Ancak katılanın 'eşi', katılanın hak ve menfaatlerinin yasal olarak koruyucusu veya temsilcisi değildir. Katılanın davadaki konumu, şüpheli/sanığınki gibi hürriyeti bağlayıcı bir ceza tehdidi altında olmamasını da içerir. Kanun koyucu, bu nedenle, sanık/şüpheliye tanınan bu geniş ve istisnai hakkı, katılanın eşini kapsayacak şekilde genişletmeyi gerekli görmemiş, hakkı davanın tarafı olan katılan ve onun yasal temsilcisi ile sınırlı tutmuştur.