Sanık lehine yapılan temyiz üzerine bozulan bir hükümde, yerel mahkemenin direnme kararı vermesi ve dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gitmesi durumunda, 'aleyhe bozma yasağı' ilkesi nasıl uygulanır? Suç vasfının sanık aleyhine daha ağır bir suç olarak nitelendirilmesi mümkün müdür? (YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas : 2013/1-347 Karar : 2013/351)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35149

Aleyhe bozma yasağı (CMK m. 307/4), sadece cezanın türü ve miktarı ile ilgilidir, suçun hukuki nitelendirmesini (suç vasfını) kapsamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/351 sayılı kararında da belirtildiği gibi, lehe temyiz üzerine yapılan incelemede suç vasfında bir hata tespit edilirse, Yargıtay bu hatayı düzelterek hükmü bozabilir. Örneğin, 'kasten öldürme' suçundan (TCK m. 81) verilen bir ceza, maktulün çocuk olması nedeniyle aslında 'nitelikli kasten öldürme' (TCK m. 82/1-e) suçunu oluşturuyorsa, Özel Daire, suç vasfının hatalı olduğuna işaret ederek kararı bozabilir. Ancak, 'aleyhe bozma yasağı' gereği, yeniden yapılacak yargılamada sanığa verilecek ceza, daha ağır olan nitelikli halden belirlense bile, ilk hükümdeki ceza miktarını (örneğin 10 yıl hapis) geçemez. Bu şekilde hem hukuki nitelendirme doğru yapılmış olur hem de sanığın lehe temyiz hakkı nedeniyle bir hak kaybına uğraması önlenir.