Bir kimse, arkadaşına ait cep telefonunun çalındığını iddia ederek ve mağdurun kendisi olduğunu söyleyerek kollukta ifade vermiş ve bu beyanıyla bir 'Müşteki İfade Tutanağı' düzenlenmesine neden olmuştur. Bu kişinin eylemi, TCK m. 206 (Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan) suçunu oluşturur mu? Tutanakların niteliği ve memurun inceleme yükümlülüğü açısından değerlendiriniz. (Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/224)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35146

Yargıtay CGK 2018/224 sayılı kararına göre bu eylem TCK m. 206'yı oluşturmaz. TCK m. 206'daki suçun oluşması için, kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu 'ispat edici' bir güce sahip olması ve beyanı alan memurun, beyanın doğruluğunu tahkik etme (araştırma) yükümlülüğünün bulunmaması gerekir. Oysa bir suç ihbarı üzerine kolluk veya savcılık tarafından düzenlenen 'Müşteki İfade Tutanağı', beyanın doğruluğunu ispat eden bir belge değildir. Aksine, bu tutanak bir soruşturmanın başlangıcını teşkil eder ve içeriğindeki iddiaların doğruluğu adli makamlarca araştırılmak zorundadır. Kamu görevlisi (polis/savcı) sadece beyanı kaydetmekle yetinmeyip, olayın doğruluğunu incelemekle yükümlü olduğundan, TCK m. 206'nın aradığı 'doğrudan hukuki sonuç doğuran ve ispat aracı oluşturan belge' niteliği bulunmamaktadır. Bu nedenle eylem TCK m. 206'yı değil, şartları varsa TCK m. 271'i (Suç Uydurma) oluşturur.