Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi (örn: vasisi) ile eşinin kanun yollarına başvurma hakkı arasında herhangi bir fark var mıdır? Bu hak, avukatın başvuru hakkından hangi yönüyle ayrılır?
CMK m. 262'ye göre, şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ile eşinin kanun yollarına başvurma hakkı arasında bir fark gözetilmemiştir. Her ikisi de şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına, süresi içinde ve onlardan bağımsız olarak 'kendiliklerinden' başvurabilirler. Bu hak, avukatın başvuru hakkından (CMK m. 261) temel bir noktada ayrılır. Avukatın kanun yoluna başvurabilmesi için kural olarak sanığın başvuru iradesine aykırı hareket edemez. Oysa yasal temsilci ve eşin başvuru hakkı 'koşulsuz' kabul edilmiştir. CMK m. 262 gerekçesinde de belirtildiği gibi, bu kişilerin başvuru yetkileri sanığın iradesinden tamamen bağımsızdır. Örneğin, sanık temyiz etmek istemediğini belirtse dahi, eşi veya yasal temsilcisi süresi içinde temyiz başvurusunda bulunabilir ve bu başvuru geçerlidir (YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/5777 Karar : 2018/600).