TCK m. 271'de tanımlanan suç uydurma suçu açısından 'failin amacı veya saiki'nin bir önemi var mıdır? Bu suçun oluşumu için genel kast yeterli midir, yoksa özel kast aranır mı?
Suç uydurma suçu kasten işlenebilen bir suçtur ve oluşumu için 'genel kast' yeterlidir; 'özel kast' aranmaz. Metinde yer alan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında (2018/434, 2018/224, 2018/146) bu husus istikrarlı bir şekilde vurgulanmıştır. Failin, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmeyi veya delil uydurmayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi (doğrudan kast) suçun manevi unsuru için yeterlidir. Failin bu eylemi gerçekleştirirken taşıdığı neden, maksat veya saikin (örneğin, birinden intikam almak, sigortadan para almak, dikkat çekmek vb.) suçun oluşumu açısından bir önemi bulunmamaktadır. Bu durum, suç uydurma suçunu, failin 'bir kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak' özel kastıyla hareket etmesini gerektiren iftira suçundan (TCK m. 267) ayıran önemli bir farktır.