Suç uydurma (TCK m. 271) ile iftira (TCK m. 267) suçları arasındaki en temel ayırt edici unsur nedir? Bir kişinin, hamiline yazılı çekinin çalındığını, herhangi bir kişiden şüphelenmediğini belirterek şikayetçi olması, ancak bu çekin daha sonra borçlu olduğu bir kişi tarafından bankaya ibraz edilmesi ve bu kişi hakkında hırsızlıktan soruşturma açılması durumunda failin eylemi hangi suçu oluşturur? (Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/146)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #35092

Suç uydurma ile iftira arasındaki en temel ayırt edici unsur, isnadın 'belirli veya belirlenebilir bir kimseye' yöneltilip yöneltilmediğidir. İsnat, belirli veya basit bir araştırmayla kimliği tespit edilebilecek bir kişiyi hedef alıyorsa iftira (TCK m. 267), belirli bir kimse hedeflenmeksizin soyut bir suç ihbarı yapılıyorsa suç uydurma (TCK m. 271) suçu oluşur. Ceza Genel Kurulu'nun 2018/146 sayılı kararındaki somut olayda, sanık hamiline yazılı çeki borcuna karşılık rızasıyla vermiş, ancak sonra mükerrer tahsilatı önlemek amacıyla 'çekim çalındı' diye şikayetçi olmuştur. Sanık, şikayetinde belirli bir kişiyi hedef göstermemiştir. Hamiline yazılı çekin tedavül kabiliyeti olduğundan, çeki ibraz edenin borçlu olduğu kişi olacağı kesin değildir. Bu nedenle sanığın 'belirli bir kimseyi hedefe koymamış olması' ve hakkında soruşturma başlatılmasına yönelik 'özel kastının' bulunmaması sebebiyle eylemin iftira değil, suç uydurma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.