Bir kimsenin, kendisine ait olmayan bir cep telefonunun çalındığını iddia ederek kolluğa başvurması, ancak daha sonra bu telefonun aslında bir arkadaşına ait olduğu ve arkadaşının rızasıyla bu başvuruyu yaptığı anlaşılırsa, bu eylem TCK m. 206 (Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan) ve TCK m. 271 (Suç Uydurma) suçları açısından nasıl değerlendirilmelidir? Suçların içtimaı kuralları çerçevesinde hangi suçtan ceza verilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34976

Bu eylem hem TCK m. 206 hem de TCK m. 271'i ihlal etme potansiyeli taşır. Gerçeğe aykırı beyanla ifade tutanağı düzenlenmesi TCK m. 206'yı, işlenmemiş bir suçu (hırsızlık) ihbar etmesi TCK m. 271'i gündeme getirir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/224 sayılı kararına göre, bu iki suç arasında 'özel norm - genel norm' ilişkisi bulunmaktadır. TCK m. 206'daki yalan beyan genel bir düzenleme iken, TCK m. 271'deki 'bir suçun işlendiği konusundaki yalan beyan' daha özel bir düzenlemedir. 'Özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi uyarınca, faile sadece özel norm olan TCK m. 271'den (Suç Uydurma) ceza verilmelidir. Aksi takdirde, yalan beyana dayalı tüm özel suç tiplerinin (iftira, yalan tanıklık vb.) uygulama alanı kalmazdı.