Sanık, hakkında devam eden bir ceza davasında, gerçeği bildiği halde, lehine tanıklık yapması için bir kişiye para teklif etmiştir. Bu eylem, TCK m. 272'deki 'yalan tanıklık' suçunu mu, yoksa başka bir suçu mu oluşturur?
Bu eylem, TCK m. 272'deki yalan tanıklık suçunu değil, TCK m. 277'deki 'Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs' suçunu oluşturur. TCK m. 272, bizzat 'tanıklık yapan' kişinin yalan söylemesini cezalandırır; yani suçun faili tanıktır. Olayda ise sanık, tanıklık yapacak bir başkasını, yalan söylemeye veya gerçeği gizlemeye 'yöneltmek' amacıyla, hukuka aykırı bir menfaat (para) vaat etmektedir. Bu, TCK m. 277'de tanımlanan '...yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir beyanda bulunması... veya gerçeğe aykırı bilirkişilik yapması ... amacıyla ... etkilemek için ... hukuka aykırı bir menfaat teklif eden kişi...' tanımına tam olarak uymaktadır. Sanığın eylemi, tanığın iradesini sakatlamaya ve adil yargılamayı etkilemeye yönelik bir 'teşebbüs' niteliğindedir. Tanık bu teklifi kabul edip yalan söylerse, tanık TCK m. 272'den, sanık ise TCK m. 277'den (ve şartları varsa yalan tanıklığa azmettirmekten) sorumlu olur.