Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/718 sayılı kararında onanan mahkumiyet kararında, sanığın eylemi hem hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma hem de suç uydurma olarak kabul edilmiştir. Bu iki suçun manevi unsurları (kast) açısından bir farklılık var mıdır?
Evet, vardır. Her iki suç da kasten işlenir, ancak kastın yöneldiği konular farklıdır. 1) **Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/2):** Bu suçta failin kastı, kendisine görevi gereği tevdi ve teslim edilen bir mal üzerinde, zilyetliğin devri amacı dışında, kendisi veya başkası yararına 'malikmiş gibi tasarrufta bulunmaya' yöneliktir. Kast, malvarlığına yönelik bir haksız kazanç elde etme veya başkasına zarar verme amacı taşır. 2) **Suç Uydurma (TCK m. 271):** Bu suçta ise failin kastı, işlenmemiş bir suçu (örneğin gasp) işlenmiş gibi göstererek 'adli makamları yanıltmaya' yöneliktir. Kast, adliyenin işleyişine yönelik bir aldatma eylemidir. Karara konu olayda sanık, önce kendisine teslim edilen akaryakıtı satarak veya başka şekilde elden çıkararak güveni kötüye kullanma suçunu (malvarlığına yönelik kastla) işlemiş, daha sonra bu eylemini gizlemek için gasp edildiğini ihbar ederek suç uydurma suçunu (adliyeyi yanıltma kastıyla) işlemiştir. Bu iki farklı kastla işlenen iki ayrı eylem, ayrı ayrı cezalandırılmayı gerektirir.