Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2010/13050 sayılı kararında, sanığın aynı gün içinde hem asılsız ihbarda bulunup hem de gerçeği söylemesi, 'takdiri indirim' uygulamasında bir ölçüt olabileceği belirtilmiştir. TCK m. 62'deki takdiri indirim nedenleri nelerdir ve hakimin bu konudaki takdir yetkisinin sınırları nedir?
TCK m. 62, 'takdiri indirim' nedenlerini düzenler. Buna göre hakim, cezada indirim yaparken şu hususları göz önünde bulundurabilir: 1) Failin geçmişi, 2) Sosyal ilişkileri, 3) Fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları, 4) Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri. Hakimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir; indirim yapacaksa veya yapmayacaksa, kararında bu nedenlerden hangisine dayandığını 'gerekçelendirmek' zorundadır. Yargıtay'ın ilgili kararında, sanığın aynı gün gerçeği söylemesinin, suçun oluşumunu engellemese de, onun 'fiilden sonraki pişmanlığını gösteren bir davranış' olarak kabul edilebileceğine işaret edilmektedir. Hakim, bu davranışı TCK m. 62 kapsamında değerlendirerek, sanığın lehine bir takdiri indirim (cezayı 1/6'ya kadar indirme) uygulayabilir. Ancak bu, hakimin zorunlu olarak indirim yapacağı anlamına gelmez; somut olayın diğer özelliklerini de dikkate alarak takdir hakkını kullanacaktır.