Bir kimse, arkadaşına ait olan ve çalınan bir cep telefonunu, 'bu telefon benim ve gasp edildi' diyerek polise ihbar etmiştir. Bu durumda hem 'suç uydurma' (olmayan gasp suçunu ihbar) hem de 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' (ifade tutanağı) suçları oluşur. YCGK'nın 2018/224 sayılı kararına göre bu iki suç arasındaki içtima ilişkisi nasıl çözümlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34951

Bu durumda, faile sadece TCK m. 271'deki suç uydurma suçundan ceza verilir. YCGK'nın ilgili kararında da belirtildiği gibi, bu iki suç arasında 'özel norm-genel norm' ilişkisi bulunmaktadır ve bu bir 'görünüşte içtima' halidir. TCK m. 206'daki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu, 'her türlü' yalan beyanı kapsayan 'genel' bir normdur. TCK m. 271'deki suç uydurma suçu ise, sadece 'işlenmemiş bir suç hakkındaki' yalan beyanı düzenleyen 'özel' bir normdur. 'Özel normun önceliği' (lex specialis) ilkesi gereğince, olaya hem genel hem de özel norm uyuyorsa, sadece özel norm uygulanır. Aksi bir kabul, suç uydurma, yalan tanıklık gibi yalan beyana dayalı tüm özel suçların, aynı zamanda TCK m. 206'yı da oluşturacağı ve faillerin çifte cezalandırılacağı veya sadece genel normdan sorumlu tutulacağı gibi kanunun sistematiğine aykırı sonuçlar doğururdu. Bu nedenle, özel norm olan TCK m. 271, genel norm olan TCK m. 206'yı tüketir ve sadece TCK m. 271 uygulanır.