CMK m. 135/4 uyarınca 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda' iletişimin denetlenmesi süresinin uzatılabilmesi için, soruşturulan örgütün TCK m. 220'deki tüm unsurları (hiyerarşi, süreklilik, en az üç kişi vb.) taşıdığının dinleme kararı anında kesin olarak ispatlanmış olması gerekir mi?
Hayır, kesin olarak ispatlanmış olması gerekmez. Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin henüz delillerin toplandığı erken aşamalarında uygulanır. Bu aşamada aranan, 'kesin delil' değil, 'kuvvetli şüphe'dir. Dolayısıyla, iletişimin denetlenmesi süresinin örgütlü suç kapsamında uzatılabilmesi için, dosyada, soruşturulan fiillerin 'bir örgüt faaliyeti çerçevesinde' işlendiğine dair somut olgulara dayanan 'kuvvetli şüphe sebeplerinin' bulunması yeterlidir. Hakim, bu kuvvetli şüphenin varlığını, mevcut delillere (tanık beyanları, fiziki takip tutanakları, önceki iletişim kayıtları vb.) dayanarak takdir eder. Örgütün varlığının TCK m. 220 anlamında kesin olarak kanıtlanması, yargılamanın sonunda, mahkumiyet hükmü için aranan bir şarttır; dinleme kararı gibi bir ara tedbir için değil.